ZULA DERVISH

Date
Category
diğer, ödüllü tasarımlar
About This Project

Kahvenin ana vatanı Etiyopya’dır. Kahveyi ilk kez içilebilir şekilde pişirenler ise Yemen’deki Sufi dervişleridir. Dervişlerin bu pişirme yöntemleri, aynı zamanda ”Türk Kahvesi” olarak bilinen halen kullandığımız yöntemdir. Zaman içinde Sufizm kültürünün tanınması ile kahve kültürü de geniş bir coğrafyada benimsenip değişik ritüeller ile gündelik yaşamın ayrılmaz bir parçası haline gelmiş durumdadır. Kahve ile beraber anılan ”hoşgörü”, ”misafirperverlik”, ”sohbet”, ”dostluk” gibi kavramlar tasarım aşamasında beslenilen ve tasarımın içine birer doz aktarılan önemli temalardır. Hepimiz biliriz ki, ”Bir fincan kahvenin 40 yıl hatırı vardır.” Kahvenin tarihsel sürecinden beslenilerek tasarlanan Dervish Kahve Fincanı’nın formu aynı zamanda fonksiyonelliğine katkıda bulunuyor. Çift cidarlı yapısı sayesinde kulba ihtiyaç duymadan kullanım imkanı sunuyor. Fincanın tabaktaki yuvaya yerleşerek akıcı ve devam eden bir form oluşturması dökülme riskini azaltıyor. Tabağındaki dalgalı form ise taşıma kolaylığı sağlıyor.

”Gönül ne kahve ister ne kahvehane, gönül sohbet ister kahve bahane…’’

İlk Sergileme; Starbucks 5. Yıl Tasarım Sergisi 2008

“Label de l’Observeur du design 11” Ödülü

“Design Turkey 2010-Üstün Tasarım Ödülü”